Poster Doğum tarihi : 4 Şubat 1914
Doğum yeri : Camberwell, London, İngiltere
Ödüller : Emmy adayı oldu

Biyografi Özeti:
Ida Lupino (d. 4 Şubat 1918 – ö. 3 Ağustos 1995) İngiltere doğumlu ABD'li sinema oyuncusu, yönetmen ve senarist. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1914 olarak geçen Lupino sinema ve televizyonda aktif olarak çalıştığı 1930'lu yıllardan 1970'li yıllara kadar geçen zamanda 104 filmde oynadı, 41 filmi yönetti, bazı filmlerin yapımcılığını üstlenirken 8 filme de senarist...Tam Metin için tıklayın...

Ida Lupino (d. 4 Şubat 1918 – ö. 3 Ağustos 1995) İngiltere doğumlu ABD'li sinema oyuncusu, yönetmen ve senarist. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 1914 olarak geçen Lupino sinema ve televizyonda aktif olarak çalıştığı 1930'lu yıllardan 1970'li yıllara kadar geçen zamanda 104 filmde oynadı, 41 filmi yönetti, bazı filmlerin yapımcılığını üstlenirken 8 filme de senarist olarak imza attı. Bunlardan başka 7 filme de sesiyle katkıda bulundu ve bu filmlerde şarkı söyledi, piyano çaldı.

Kadın sinemacıların öncüsü olarak anılan Ida Lupino, Yönetmenler Birliği'ne kabul edilen ikinci kadın yönetmen oldu.

Ida Lupino 4 Şubat 1918'da (bazı kaynaklara göre de 1914'te) İngiltere'nin başkenti Londra'nın Camberwell ilçesinde sanatçı bir ailede doğdu. Babası revü yıldızı ve aynı zamanda sinemada komedi filmlerinde rol alan Stanley Lupino'ydu, annesi ise yaşayan en hızlı Tap dansı sanatçısı olarak tanınıyordu. 10 yaşındayken sahneye çıktı, 13 yaşında Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi 'ne girdi. Kuzeni aktör Lupino Lane'in de aralarında bulunduğu ailesinin sanatçı fertlerinin teşvikiyle sinemaya başladığında 15 yaşındaydı.[1] The Love Race (1931) ve Her First Affaire (1932) adlı filmlerdeki önemsiz rollerden sonra 25 Ağustos 1933'te 19 yaşındayken New York'a geldi. Burada da ufak tefek rollerde oynamayı sürdürdü. Bu filmlerden en dikkate değer olanı Peter Ibbetson'dı (1935). Platin rengine boyadığı saçları ile kendisine "İngiltere'nin Jean Harlow"'u dendi. İkinci sınıf rollerde yeteneği harcanırken Paramount'la olan kontratını yenilemeyerek bağımsız kalmayı tercih etti. Bu arada saçlarını tekrar eski rengine kavuşturdu. 1939'daki The Light That Failed filmine gelinceye kadar iyi bir rolde oynama fırsatını bulamadı. Bu dönemde, kaderin yanlış tarafa ittiği sert karakterli ama sempatik kadınları ve Femme fatale'leri canlandırdı. They Drive by Night (1940), The Sea Wolf (1941), High Sierra (1941) ve The Hard Way'deki (1943) rolleriyle göz doldurdu. High Sierra'da başrolü paylaştığı Humphrey Bogart o tarihte henüz star olmadığı için Ida Lupino'nun adı afişlerde başa yazıldı. 1940'lı yıllarda daha çok B film'lerde rol aldığı için kendisine "B Filmlerinin kraliçesi" de dendi.

1943'de "The Hard Way"'deki Mrs. Helen Chernen rolüyle "New York Film Eleştirmenleri Birliği"'nin "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü aldı. 1940'lı yıllar boyunca ganster filmlerinde oynarken bu türün en önemli filmlerini yapan Warner Bros.'la anlaşması vardı, 1947'de bu şirketle olan anlaşmasını da yenilemedi ve tekar bağımsız kaldı. 1948'de kocasıyla birlikte kurdukları The Filmmakers adlı şirket için çalışırken Not Wanted filminin yönetmeninin kalp krizi geçirmesi üzerine yönetmenliğe de başladı.

1956 yılında hem yönetmen hem de oyuncu olarak televizyona geçiş yaptı ve The Untouchables (Dokunulmazlar), The Fugitive (Kaçak), ve Bewitched (Tatlı Cadı) gibi dizilerin bazı bölümlerini yönetti ve aralarında Bonanza (Doludizgin), Columbo (Komiser Columbo), ve Charlie's Angels (Çarli'nin Melekleri)'nin de olduğu birçok dizide konuk oyuncu oldu.

En son 1978 tarihinde bir filmde rol aldıktan sonra kendini emekliye ayırdı. 3 Ağustos 1995 tarihinde Los Angeles, California'da geçirdiği inme sonucunda hayatını kaybetti.

Ünlü Türk fotoğraf sanatçısı Ara Güler 1975 yılında "Ara Güler'in Yaratıcı Amerikalıları" adlı bir fotoğraf sergisi düzenlemişti. Fotoğraflar Dünyanın belli başlı merkezlerinde sergilenirken bir de sergi albümü basılmıştı. Portresini çektiği 43 yaratıcı Amerikalının arasında Ida Lupino da vardı (Kitabın 49. sayfasında)Ara Güler portrenin altına şu ibareyi yazmış: "Zamanının en güzel kadını. Yine de öyle. Bense kadınların resmini çekmekten korkarım. Beğenmezler ve kızarlar diye. Ama cesaret edip çektim. Çünkü karşımda güzel bir kadın örneği vardı."